Bugun...


Başbağlar Katliamı 25. yılında, ABD helikopteri!
Sivas Madımak katliamından üç gün sonra, Erzincan Kemaliye'ye bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 yılında PKK'lı teröristler tarafından katledilen 33 vatandaşın kurşuna dizilip yakıldığı katliamın 25. yıldönümünde ABD parmağı iddiası! Ayrıca, Sanıkları serbest kalan katliamda, VAHŞETİN YAŞANDIĞI GÜN Başbağlar semalarında ABD helikopterlerinin uçtuğu iddia edildi...

Başbağlar Katliamı 25. yılında, ABD helikopteri!
+ -

OHAL kapsamında olmadığı halde Başbağlar semalarında ABD'nin oluşturduğu Çekiç Güç'ün helikopterinin ne işi vardı? sorusunun cevabı bekleniyor…

Başbağlar Katliamı'nın yıldönümünde aradan 25 yıl geçmesine rağmen Başbağlar katliamının acıları hala taze... Erzincan'ın Kemaliye ilçesindeki köyde PKK tarafından öldürülen 33 kişinin hüznü çeyrek asra rağmen dinmiyor. Başbağlar sakinlerinin tek isteği var; olayın artık acilen aydınlatılması...

Başbağlar Köyü Kültürevi önünde düzenlenen törene, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Erzincan Valisi Ali Arslantaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı Kan, AK Parti Erzincan milletvekilleri Süleyman Karaman ve Burhan Çakır, CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Rafet Ballı, İstanbul Erzincanlı Dernekler Federasyonu ile ERGAB-Erzincanlı Gazeteciler Birliği Başkan Yardımcısı ve İstanbul GÜNDEM Gazetesi İmtiyaz sahibi Mehmet Gülnahar, STK Temsilcileri ve çok sayıda ziyaretçi katıldı. Muhtar Ali Akarpınar katliamın üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen Başbağlar köyü mazlumlarının yitirilen haklarını, meşru olarak mahkeme ve diğer kesimlerde aramaya devam ettiklerini söyledi.

5 Temmuz 1993, yani tam 25 yıl öncesi. Tarihe kara leke olarak geçen Sivas Katlimanı'nın üzerinden yalnızca 3 gün geçmişti. Erzincan Başbağlar terör örgütünün hedefi oldu. Köydeki 69 ev, camii ve 4 araç ateşe verildi. 28 kişi meydanda, 5 kişi de yakılan evlerde can verdi. Geride 30 dul kadın, 100'e yakın yetim çocuk kaldı. Teröristler, kadınları derede topladıktan sonra evleri de yağmalayıp para altın ve değerli eşyayı alarak tüm evleri ateşe verdi. Saldırı sırasında, köyün telefon ve elektrik hatları da kesildi ve Olay, komşu köydekilerin haber vermesiyle ortaya çıktı.

 

Katliamı hala unutmayan Elif Akpınar da o kadınlardan biriydi. Akpınar, "Dediler ki, size bu acı yeter. Erkeklerden haberimiz yok. Erkekleri bilmiyoruz. Ben de kalktım, çatır çatur her yer yanıyor. Oğlaklar ateşe düşüp yanıyor. Tavuklar ateşe düşüp yanıyor. Hayvanlar bağıra bağıra yanıyor. Hiçbir şey edemedik. Hiç..." dedi.

Akpınar'ın zihninden çıkmayan o acı; Başbağlar sakinleri için hala çok taze... Aradan geçen 25 yıl, yaralarına merhem olmadı. Çünkü hala çok fazla soru işareti var. Köy Muhtarı Ali Akarpınar, "Başbağlar 25 yıldır adalet arıyor. Gitmediğimiz kapı, çalmadığımız makam bugüne kadar kalmadı. Ama bugüne kadar bir sonuç alamadık. Sivas olayıyla birleştirilen Başbağlar dosyası, Sivas olayıyla hazırlanan bir rapor hazırlandı. Başbağlar'la ilgili rapor hazırlanmadığı gibi o dosyanın raporun içinde bir tek satır dahi Başbağlar'a yer verilmedi" şeklinde konuştu.

 

33 vatandaşın kurşuna dizilip yakıldığı Başbağlar katliamında çarpıcı ÇEKİÇ GÜÇ iddiası!

 

Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993'te yaşanan katliamın üzerinden 25 yıl geçti. Muammer Aksoy, Bahriye Üçok ve Uğur Mumcu cinayetleri ile Sivas Madımak katliamı gibi Başbağlar katliamı da 28 Şubat davasının gerekçeli kararında 28 Şubat sürecinin bir parçası olarak yer aldı. 2 Temmuz 1993'te yaşanan Sivas Madımak katliamından üç gün sonra Başbağlar köyünde 28 kişiyi kurşuna dizilmiş, evlerinde bulunan Nazife Baltacı ve 13 yaşındaki oğlu İbrahim Baltacı ile Nurettin Aydın, Şakir Aydınlı ve Süleyman Orhan ise yakılarak katledilmişti.

 

ÇEKİÇ GÜÇ ORADAYDI!..

 

Sanıkları serbest bırakılan ve hiçbir sonuç alınamayan o katliama ilişkin en çarpıcı bilgi ise 25 yıl sonra o köyün dernek başkanından geldi. Başbağlar Köyü Derneği Başkanı Mehmet Ali Dikkaya, katliamın yaşandığı 5 Temmuz 1993 günü OHAL kapsamında olmadığı halde Başbağlar semalarında ABD helikopterlerinin uçtuğunu söyledi. Dikkaya, soruşturmanın Cumhurbaşkanlığı'na bağlı Devlet Denetleme Kurulu (DDK) tarafından yeniden açılması gerektiğini belirterek, "Sivas ve Başbağlar olaylarının birlikte planladığını düşünüyoruz. Alevi ve Sünni çatışması çıkartılmak istendi. Cenazelerimizin üzerine üç bildiri bırakıldı. Bildirilerde; 'Sivas ve Dersim'in intikamı alındı' ifadeleri yer aldı. 5 Temmuz 1993'te ABD'nin oluşturduğu Çekiç Güç'ün, Başbağlar semalarında ne işi vardı? Başbağlar OHAL dışında bir köy olmasına rağmen Çekiç Güç helikopteri olay günü Başbağlar semalarındaydı" diye konuştu.

 

SİLAH TEKLİF ETTİ

 

Başbağlar mağdurlarının avukatı Cüneyt Toraman da Sivas ve Başbağlar'ın birlikte planlandığını belirterek, Başbağlar'da bunun sağlanması için Başpınar Köyü Jandarma Karakol Komutanı Başçavuş Nafiz Canbaz'ın, köylülere kaleşnikof silah teklif ettiği tespitinin yapıldığını söyledi.

Başbağlar köylülerinin silahları tutanakla almak istemesi üzerine silahların verilmesinden vazgeçildiğini belirten Toraman, "Söz konusu olay ört-bas edildi. Gözaltına alınan Gürsel Aktaş, Hasan Boztaş, Ali İhsan Akgül, Cahit Aktaş, Aleattin Boztaş, Kenan Uludağ, Hayri Uludağ, Erdal Karakoç, Şahin Karakoç, Aziz Bozoğlu'nun da bulunduğu 14 sanık suçlarını itiraf etti. Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi, teşhislerin usulsüz yapıldığını iddia ederek tetikçileri serbest bıraktı. İtirafçı olan iki kişi PKK terör örgütüne yardım ve yataklık suçunu işlediği gerekçesiyle ceza aldı. Başbağlar davasında ise, ceza alan tek sanık olmadı" diyerek soruşturmadan hiçbir sonuç alınamadığını dile getirdi.

 

İNCELEMEDİLER BİLE

 

Başbağlar mağdurlarının avukatı Cüneyt Toraman ise soruşturmada ihmaller zinciri olduğunu belirtiyor. Sivas olaylarını kışkırtmakla görevlendirilenlerin, Başbağlar'a doğru yola çıktığını ve bu katliamı organize ettiğini belirten Toraman ihlalleri şunları anlattı: Naaşlar iş makineleriyle arandı. Katliam sonrası olay yeri incelemesini savcı yerine orada görevli bir asker yaptı. Olay yerinde bulunan 500 küsur boş kovanla ile ilgili balistik incelemesi bile yapılmadı.

 

KATLİAMIN EN KÜÇÜK TANIĞI OLDU

 

Erzincan Kemaliye'ye bağlı Başbağlar köyüne gelen 30 kişilik terörist grubun, camide bulunan köy erkeklerini kurşuna dizdikten sonra yakarak katlettiğini söyleyen Eyüp Aydınlı (34) ise o gün 9 yaşında bir çocuk olarak yaşadığı vahşetin izlerini geçen 25 yılda hiç unutmadığını söylüyor. Teröristlerin kendisi ve kadınları köy deresinde toplayıp, köydeki erkekleri katlettiğini anlatan Aydınlı, dedesi ve eniştesinin naaşının 25 yıldır bulunamadığını belirterek suçluların bulunup cezalandırılmasını tüm köylüler adına istiyor.

 

KATLİAMIN İZLERİNİ BÜTÜN ÇIPLAKLIĞIYLA GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR

Köyün girişindeki Başbağlar Kültür Evi’nde bulunan müzede, hain saldırıda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile giysi, tespih, tarak ve ayakkabı gibi kişisel eşyaları sergileniyor. Katliamın izlerini bütün çıplaklığı ile gözler önüne seren eşya ve fotoğraflar, ziyaretçilerin yüreklerini burkuyor. Tüm köylüler ve vicdanlar,  suçluların bir an önce bulunup cezalandırılmasını bekliyor.  Kaynak: Sabah

 




Kaynak: İstanbul GÜNDEM

Editör: Mehmet Gülnahar

Bu haber 1225 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI