EHİL BAŞKANLARA BİN SELAM...
Abidin DURSUN

Abidin DURSUN

EHİL BAŞKANLARA BİN SELAM...

16 Mart 2017 - 01:30

Gelin biz de selam ile başlayalım yazımıza…

Selam ve dûa her işin başıdır…

Hayırlı mübarek olsun…

Bizim gül yüzlü, nur vicdanlı, pür imanlı Kadir Topbaş her bahar İstanbulumuza hizmetlerine lâlelerle güllerle başlıyor…

Ey Kadir Topbaş ve Remzi Aydın ile emanete ehil olan tüm başkanlar, dava adamı idealist insanlar, size ve tüm dava arkadaşlarınıza selam olsun… Duaların en güzeli Allah’ın ve Resulünün ve tüm inananların selamı üzerinize olsun.

De ki; “Eğer dûanız, kulluğunuz olmasa Rabbim size niye değer versin”? Furkan suresi (77)

Rabbimizin emri ilahisini mikyas yaparak size destek ve dua sunuyoruz…

Yürekleri Akdeniz gibi geniş, soluğu Afrika gibi sıcak, evlerinde çınar gibi ve umut dolu anaların; / Zalime karşı cehennem, mazluma karşı cennet kesilen babaların duası başbakan dahil sizinle olsun.

Başkanlarım; bir kıyıda melül ve tenha bir mabed “mızgevt, medrese Ağrı İshak Paşa medresesinde Ahmed-i Xaninin diyarı gibi ” köşesinde bir piri faninin sessiz ve bir o kadarda derin ve ulvi olan dualarımızı hakkeden size olsun. Evet sizlere ve tüm “iyi” arkadaşlarınıza dûa ve en iyi dileklerimizi takdim ediyoruz.

Bihemta başkanımız Kadir ağabey; hizmetlerinizi tek tek saymaya kalkarsak bir kitap yazmamız gerekecek. Oysa bir sayfalık makale yazıyoruz.

Kainatın yegane sahibi olan Rabbimizin kuvvet ve kudreti sizin ailenizin tüm efradınızın ve de bütün ölmüşlerinizin üzerine olsun…

Rabbimiz ecrini bir trilyon defa sizin ve geçmişinizin sevap hanesine yazdırsın. Ve sizi saygı mevkiinde bulunan yüksek haysiyet sahipleri, kendilerine ve başkalarına yararı dokunan bereketli insanlar “bereket, sââdet, mutluluk ve uğurluluk anlamlarına gelen” ashabı Meymeneye komşu eylesin.

Esasen siz; bizim için îmân ve itâatte öncü olan Sâdikûnlardansınız…

 

Peygamber( s.a.s) efendimizin bir hadisi şeriflerinde “hepiniz çobansınız ve her çoban sürüsünden mes’uldur” buyuruyor…

Bu hadisi şerifin projektörünü çobanların üstüne tuttuğumuz vakit o kadar çok kriter çoban / yönetici ortaya çıkıyor ki,  aman Allah’ım…

Çobandır, çok iyi çobandır… Peygamberler…

Çobandır, iyi çobandır.. Alimler, arifler, salihler, sadiqler…

Tarihte “aktif” iyi, adilane arifane önünü sonunu görerek idare eden irade, hülafa-i raşidin Ömer ibn-ül Abdulaziz, Selahaddin-i Eyyübi ve Osmanlıyı kuran önderlerin bir çoğu Fatih, Kanuni, Yavuz ve Abdulhamit gibi.

Son tahlilde rahmetli Erbakan’ın, Sayın Abdullah Gül’ün, Tayip Erdoğan ve arkadaşlarının da iyi idareci olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı?

Bu oluklardan bir oluk, nurlu bir oluk. Kuşkusuz bu oluktan akan burada ismini sayamayacağım o kadar çok kimse var ki…

Amma bir o kadarda isimsiz kahramanlar var…

Abdullah Gül, Tayip Erdoğan, Kadir Topbaş, Mustafa İslamoğlu Ahmet Genç bunlardan bir kaçı… Eyvallah…

Cenabı hak (c.c) İsra :71 Buyuruyor ki; Yevme ned’û kulle unâsin bi imâmihim, fe men ûtiye kitâbehû bi yemînihî fe ulâike yakreûne kitâbehum ve lâ yuzlemûne fetîlâ(fetîlen).

“Bütün insanları kendi önderleriyle /imamaları (arkalarından gittikleri imamları / liderleri v.s) birlikte çağıracağımız günü hatırla. (O gün) her kime kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar…”

Sahi siz hangi tip çobanlardansınız veya hangisinden yanasınız?

“Ve onlar ki emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler. "Meâric suresi. 32” şeklindeki Allah’ın övgüsüne mazhar olanlara mı?.. Güzeell…

Siz, siz olun kifayetsiz muhteris, hodendiş, nepotist ve oportünist makyavelistlerin ruhunu tağuta satan zangoç ve godoşların peşine düşmeyin. Onların gittiği yol cennete gitmiyor çünkü…

 

Peygamber-i Zişan efendimiz (s.a.s) “Hepiniz çobansınız herkes her güttüğü sürüsünden mes’uldur buyuruyor”…

Kâinat, Dünya Allahsız Yaratıcısız Rabsiz olmaz…

Bu kozmik, evrenin ve âlemin bir yaratıcısı ve idareci ve idamecisi var…

Ülkelerin, Devletlerin ve milletlerin bir idarecisi ve yöneticisi var…

İl valisiz/ başkansız, ilçe kaymakamsız köy ve mahalle muhtarsız olmaz…

Bu mukaddimeden sonra eli kalem tutan bir fani kul olarak bu yazımda başbakanımız dahil yöneticilerimizden bazı arzularım “vasiyet” var…

 

 1- Dayatmacı sekülerizme ve vahşi materyalizme rağmen geçmişinde hep temiz “tayyib” kalmayı başarabilmiş, şu ana kadar ondan en ufak gayri ahlaki bir icraat, laf sûdur etmemiş saf latif, nazik ve idealist halka hizmeti hakka hizmet şeklinde telakki ve tezekkür eylemiş, hikmet yoğunluklu malayani bir kelamı, kendisine yaklaştırmayan ve ona yakıştırılamayacak emanete ehil ve dirayetli olanlardan yönetici seçmenizi istiyorum.

      2-Her zaman ve hal-u kârdâ omurgalı durabilen yiğit.

      3-Çocukla çocuk, büyükle büyük, deliyle deli, akıllıyla akıllı, gençle genç yaşlıyla yaşlı ve sabırlı ve donanımlı, insanlardan.

      4-Gelenek ve göreneklerine inançlarına milletine terbiye ve temiyyesine bağlı kendine has ontolojik bir duruşu olanlardan;

      5-Bayramda seyranda halk ile beraber “belde-î tayyibeye namütenahi hizmetleri olan tam idareci ve karizmatik kişilikli kimselerden, seçmenizi istiyorum...

Hoşça kalınız...

 

Bu yazı 1163 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum