ABD, RUSYA-UKRAYNA Savaşını Ateş Hattı Üzerinden Okumak ve NATO...
Ahmet AYDIN

Ahmet AYDIN

ABD, RUSYA-UKRAYNA Savaşını Ateş Hattı Üzerinden Okumak ve NATO Krizi…

21 Mart 2022 - 13:44

     İnsanlık yeni bir çağa geçene kadar, Carl Von Clausawitz' in " Savaş siyasetin başka amaçlarla (şiddet amaçlarıyla) devamıdır" görüşü gerçekliğini ne yazık ki sürdürecek.
         Kaçınılmaz olarak 21. yüzyılı da hatta sonraki bi kaç yüzyılda bu gerçeklik zemininde yaşayacak İnsanlık. Savaş ile Barış arasındaki diyalektik ilişki sürecek... Barışa kavuşabilmek için savaşlar kaçınılmaz olacak, bazı savaşları geciktirmek için siyasetin alanı genişletilmeye çalışılacak; bazı savaşları engellemek için devrimler gerekecek." Ya savaş devrimlere yol açar ya da devrim savaşı önler" tezi bu yüzyılda da geçerli yani... Mehmet Ali Güller Cumhuriyet.
          Dünyada oynanan kirli oyunlar maalesef; insan eliyle vuku buluyor. Arsadan pay kapma, toprakları genişletme politikası, çembel takma, yok etmek, enerji kaynaklarına ulaşım, tahıl anbarına ulaşım, göz açlığı, beraber, birliktelikler  yerine, bencillik yani ben savaşı... Bu da insanlığın ortak açmazı...
         Rus-Ukrayna savaşı başlayalı 24. gün, neredeyse bir ayını doldurmak üzere, savaş bağıra bağıra geliyorum diyordu; kimileri inanmıyor, stratejik öngorüye vakıf olanlar,  kimin ne kadar Askeri, mâli, siyasal gücü var gibi konulara muallik yorum yapmaya çoktan başlamışlardı bile.
          Batı basınında şu sözleri çok işittik, Rusya girdi girecek, saldırdı saldıracak, nükleer silahları, nükleer başlıkları var vs... vesaire… Ancak ne hikmettir ki, aynı ABD ve Egemen batılı güçler ne tarafsız kalabildi,  ne de Ukrayna Devlet Başkanı ve halkını ateşe atmaktan geri durdu, adeta tavşana kaç tazıya tut dercesine, Rusya' yı kışkırttı ve Putin"i tahrik etti.
          Şayet, savaş öncesi anlaştırma, Rusya’yı çevreleme, NATO kendi sınırlarına geri çekilme, veyahut orta üst menzilli silahlarını Ukrayna’ya vermiş olsaydı belki de Putin' e caydırıcı etki yapardı...
          Bu savaşın kaybedeni Rusya orta ve uzun vadede, ve tabiî ki de yerinden yurdundan olan Ukrayna halkı başta çocuklar ve kadınlar şimdilik,  4 milyonu aşan mültecilerdir, maalesef. Kazananı ise para baronları silah devleri ve küresel kapitalizmdir.
        Burada tabiî ki de Avrupa faşizan ırkçılığının tezahürlerini görmekteyiz. Sarışın mavi gözlü, insani ırk ayrımına şahit olmaktayız.  Suriye’de karaya vuran insanlık,  Aylan bebeğe ağlayamayanlar, Ukrayna halkına kucak açmıştır. İnsani dramı hiç bir yerde savunacak değiliz ancak Avrupa' nın ne kadar menfaat ve çıkar gözeten ikili (ikiyüzlü) tavırlarını görmekteyiz... Müslüman ölünce kılları kıpırdamaz, kendi dindarları ( Hristiyan) ölürse aslan yürekli Richard kesilirler... Neyse bu kendi bakış açıları,  Müslümanlarda gözlerini dört değil hatta sekiz açıp kendi değerlerini bilsinler....
           Türkiye'nin pozisyonuna gelince; Uluslararası İlişkiler tabiriyle, kolaylaştırıcı, (Arabuluculuk) rolü üstlendi. Hem Rus hem Ukrayna tarafına uzlaştırmaya yönelik barışçıl tutum izledi. Rusya' nın savaşı durdurmasını tavsiye ederken, By Zelenski’ye de barışa giden yolda salık vermesini söyledi.
          Hatta, Türkiye'yi garantör yaparak savaşın tarafı olmasını destekleyenlerde oldu... Tabiki orası Türk toprağı ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti değil, saldırı direkt bize değil niye taraf olup, başımızı belaya sokalım...
         Sınırlarımız ve yakın komşularımızda Suriye-Irak  Askerlerimiz cansiperane hudutlarımızı koruma halindeyken, kendimize ayrı cephe açıp, düşman yaratalım.
        Türk devlet aklı burada doğru olanı yapmış, Atatürk' ün belirlediği "Yurtta sulh, Cihanda sulh" politikası izleyerek adeta Avrupa kamuoyu ve halklar nezdinde takdir kazanmıştır...
        Sözün özü; Türkiye kendi ekseninde, yani barış ekseninde, tarafsızlığını devam ettirerek, Rusya ve Ukrayna ilişkilerini canlı, taze tutarak,  tahteravallinin bir tarafına ağırlık vermeden, rasyonalist,  akılcı politikalarla, milli menfaatimizi gözeterek dış politik sürece devam ettiği sürece...
Bölgesel güç ve Potansiyel güç olma yolunda ilerleyecektir.
        Büyük kumandan Fatih Sultan Mehmet Han' ın sözüyle yazımızı noktalayalım, "İster isen sulh salah, hazır ol cenge."
Kendi edimlerimizi, yapmamız gerekenleri yaparak, savunma, ekonomi, tarım, teknoloji başat faktörler, olmak üzere ve dahî insan kaynağı beşeri sermaye unsuruna önem atfederek, Ehliyet ve Liyakate azami önem göstererek Parti, sınıf ayrımı yapmadan, hep beraber geleceğe yürümeliyiz...
          Selam ve Muhabbetlerimle...
 
 

Bu yazı 535 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum