Avrupa Birliği, Şangay Beşlisi…
Ahmet AYDIN

Ahmet AYDIN

Avrupa Birliği, Şangay Beşlisi…

06 Ocak 2017 - 02:50

AVRUPA BİRLİĞİ Mİ ? ŞANGAY BEŞLİSİ Mİ ? Yoksa İSLAM BİRLİĞİ Mİ ?

Avrupa parlementosu avrupa birliği ile türkiye arasında 3 ekim 2005 te başlatılan üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulmasına ilişkin kararı 479 oyla kabul etti. 107 parlementer çekimsel kalırken 37 karşı oy vardı. Bu iyimidir kötümüdür?  İlişkilerin sağlıklı yürümediğini gösterir bir tutumdur. Ana kronik sorun Avrupa Birliğinin Türkiye ye karşı terörü kendi iç kamoyuna Türk dış politikasına manivela maymuncuk gibi kullanmasıdır. Yani bizim teröristimiz saldırı varsa kötüdür sizin teröristiniz iyidir mantığı taşımakta, başta PKK ve destekçilerine yardım ve yataklık etmekte bunuda demokratik haklar mesabesinde sunmasıdır. Ayrıca diğer örgüt mensuplarına Avrupa Birliğinin öncü ülkeleri himaye etmektedirler. Almanya Belçika gibi. Vize serbestisini Türklere vermemekte buna mukabil göçmen geri kabul anlaşmasını tek taraflı ve yanlı bir biçimde dayatmaktadır. Ayrıca Kıbrıs sorununu devamlı bir koz kapısı olarak taviz anlamında kullanmakta ve her daim karşılıksız taviz istemektedir.

Yani Avrupa entegrasyon değil asimilasyon politikaları uygulayarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve halkına uşşak ve üvey evlat muamelesi yapmakta, bu ikircikli ve yanlı tutumunu günümüze kadar sürdürmüştür. Burada bize düşen görev daha etkin diplomasi ve daha kararlı birlik normlarına uyum politikalarını menfaatlerimizi de gözeterek belki ele almaktır. Yani ev ödevimizi yaparken mış gibi yapmamak demokratik haklar temel hak ve hürriyetler,  ifade hürriyeti  gibi konuları demokrasi-güvenlik ayrımında doğru bir yere hukuk bağlamında  oturtmaktır.

Şangay beşlisi ve iş birliği örgütü 1996 yılında Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan kurulan Şangay paktı (Şangay beşlisi de deniyordu) Özbekistan' ın da katılımıyla genişleyerek 2001 yılında Şangay iş birliği örgütü (ŞİÖ) adını aldı. Örgüt genişlemesini Pakistan ve Hindistan üzerinden sürdürmesini beklerken 2017 yılında da zirvenin Türkiye de yapılmasına karar verdi. Örgütün amacı Varşova Paktında olduğu gibi, Rusya ve Çin önderliğinde başat güç olarak Amerika ve Batıyı bir güç olarak kabul edersek Batı bloğuna karşı oluşturmaktadır, diyebiliriz.

Sayın yazara göre ne Avrupa Birliği ve ne de Şangay beşlisi bizi orta bir yerde, düzlüğe ulaştırır. Avrupa birliğine girmek nihai hedefse de...

Bunu demokratik normlar düzeyin de ele alabilir, stratejik ortaklık kurabiliriz. Şangay beşlisini de ekonomik ve enerji beslemesi olarak degerlendirir, Asya ve Pasifiğin yükselen ivmesinden ekonomik ve sosyo politik anlamında faydalanabiliriz. Ayrıca havuç ve sopa yöntemi  olarak da işe yarar.

 

Asıl ve önemli olan İslam Birliğidir.  Türkiye' nin öncülüğünde muhterem merhum ERBAKAN  hocamızın başlatmış olduğu D - 8 ülkeleri benzeri ya da daha farklı bir açılımla ve mutlaka kurulması gereken bir birliktir. Kanımca Türkiye, İran, Mısır ve Azerbeycan ve Türkiye Cumhuriyetlerini de ilave ederek, Türk- İslam sentezli bir pakt kurmaktır.

Petrol ve enerji günümüzün savaşıdır. 1,5 milyarlık İslam alemi 6 milyarlık Dünya nüfusunun 4/1 ine tekabül eder.  Nüfus enerji ve ekonomiyi elinde bulunduran güç İslam birliğindedir, ancak, gücünün farkında değildir. Kafesteki aslan misali, aslanı dışarı çıkartıp ormandan çakalları temizleme zamanı gelmiş ve geçiyordur.

Bu arada birliğin oluşumu, ilk etapta, siyasi değil, kültürel ve ekonomiye dayalı olmalıdır. İslam konferansı örgütü bu konuyu şiddetle analiz edip Türkiye 'nin öncülüğünde ele almalıdır.

Tarihi derinlik; islam ortak paydası, gelenek ve görenekler, kardeş ve komşu toplulukların birlikten güç doğar  tezi bu açılımı kolaylaştırmak ta ve zorlukları da hesaba katarak ufak ufak da olsa kırılma yaşansa  dahi  büyük bir sabır ve inatla yoluna devam etmelidir.

21. Yüzyılda hem islam alemine, hem insanlığa, maddeten ve manen refah sunmak islam ümmetinin omuzlarında duran en büyük sorumluluk ve yüktür. Ülkenin Yönetici elitleri , askeri ve sivil bürokrasi,aydınlar STK,lar ve üniversiteler, bu konuyu hem derinlemesine çalışmalı ve sürekli sıcak tutmalıdır, sıradan basit atlanabilecek, es geçilebilecek bir mevzu, asla değildir, Bu tarihi perspektif, ve medeniyet arzusu 1000 yıldır, köklerimizde vardır, ve olmayada devam edecektir.  Haydi Türkiyem yolun açık olsun...

 

Selam ve Dua ile... Hoşça kalınız.

 

Bu yazı 2195 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum