İmam-ı Gâzali'nin ilim ve ulemâ tabakasına Bakışı
Ahmet AYDIN

Ahmet AYDIN

İmam-ı Gâzali'nin ilim ve ulemâ tabakasına Bakışı

21 Ekim 2019 - 00:41

Gazali ''ihya ulumiddin'' adlı eserinin giriş kısmında, onun neden, niçin ve nasıl yazdığını anlatır; Ona göre gerçek ve makbul olan ilim, sadece Allah için olanıdır. Gazali'nin "ahiret yolununun ilmi" ya da "dinî ilimler" derken ifade etmek istediği de aslında budur.
Yine ona göre "ilim"veya "ilimler" zamanla yok olmuş veya unutulmuş, ahiret yolunda kılavuzluk etmesi gereken âlimler (bilginler), bu misyonlarını bırakıp kısa vadeli çıkarları peşinde koşar ve bu uğurda iyiliği kötülük, kötülüğü iyilik diye gösterir olmuşlardır.
Yine haramı ve zenginliği avlamanın başka yolunu göremedikleri için insanlara, Kadıların anlaşmazlıkları çözmede yararlandıkları hukuki fetvalardan, şan ve şöhret peşinde koşanların rakiplerini yenmek için yararlandıkları tartışma sanatından ve vaizlerin kitleleri celbetmede yararlandıkları parlak ve secili sözlerden başka ilim olmadığı izlenimi verir olmuşlardır.
Gazâli, bu durumun arzettiği tehlike sebebiyle ve dini ilimleri diriltmek, geçmiş imamların yollarını açığa çıkarmak ve peygamberlerle selef-i salihînin nezdinde faydalı olan ilmi açıklamak amacıyla ihyâ'yı kaleme aldığını belirtir...
Buradan hareketle günümüz dünyasının ilim ve kalem erbabına ve dâhi Alim görünümdeki şarlatanlar, dini gerçek bağlamından kopartıp (İbadet, Muamelât, Ukûbat, Hadler ve Ahlâk) İtikâdî inanç bağlamından çıkartıp, magazinsel ve yüzeysel menkıbelerle sunum teşviş yapanları yermekte aynı zamanda entellektüel İlim ve bilim adamı geçinen, hak ve hakikatten yoksun, nefis saltanat makam ve paranın kölesi olmuş, ne kadar akçe verirsen o kadar yazar ve konuşurum diyen, Aydın müsvettelerine seslenmekte büyük Müceddid El-İmam Muhammed Ebu Hâmid El - Gazâli... Çağına ve günümüz dünyasının Alim ve irfan ehline seslenerek... Bu hak ve hakikat-i çağıran sese kulak kabartmak ve uygulamak sorumluların boynunda kement ahirette ise ateştir.
İlim ve irfan sahibi her sorumlu mesul, bu davayı üstlenir ve ilmel yakin, aynel yakin, hakkal yakin olarak işini icra ederse, dinine, diyanetine, milletine karşı kutsal vazifeyi ifa etmiş, gerçek Âlim statüsüne erer ve Gökteki yıldızlar gibi olur, YOKSA hem Ahiret azabı ve hem de kişilerin vicdanı onu kahreder...
Kendine ve gelecek nesle hıyânet etmiş olur...
Ne mutlu hâk ve hakikat-i bilenlere ve uygulayıp, erkanına sahip çıkanlara.
Sağlıcakla kalınız efendim...
 
 

Bu yazı 687 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum