ATATÜRK YAŞASAYDI...
İbrahim Erdem KARABULUT

İbrahim Erdem KARABULUT

ATATÜRK YAŞASAYDI...

31 Ocak 2020 - 23:03

    Konu vatan, Ülke, Ülkü, Bayrak olunca iki Türk bir araya geldiğinde devlet kurar demişler, bu boşuna söylenmiş bir söz değildir.
İki gazeteci bir araya geldiğinde ise bu devleti yönetenleri konuşurlar.
Biri devlet yöneticilerini savunurken bir diğeri genelde savunmaya çekilerek muhalefeti savunur. Bu dünyanın her yerinde süregelen klasik bir durumdur. Fakat biz de bu çok daha farklıdır.
Yıllarca Tuncay Özkan ile birlikte gazetecilik yapmış olan siyasi görüş olarak CHP üyesi olmanın ötesinde dünya görüşü sol olan bir gazeteci arkadaşım ile karşılaştım.
Şimdilerde gazetecilikten biraz uzaklaşmış olsa-da yeni iştiğal alanı söz yazarlığı yapmak. Şair ruhunu konuşturarak şiirleri ve attığı eleştiri twitleri ile daima gündemde kalmayı başaran bir arkadaşım.
Nihayetinde söz siyasi sohbete gelmişti. Adı, Mustafa Ercan olan bu dostumu bir nebze son yaşananlar ile ilgili fikrini almak adına "CHP ne yapmaya çalışıyor, neden bu kadar agresif tutum sergiliyor?"  diyerek söze girdim.
Amacım onu kızdırmak falan değildi.
Siyaset-en zıt kutuplarda olsak-ta arkadaş olarak iyi anlaştığımız iki dost olduğumuz herkes tarafından biliniyordu.
Arka arkaya sıralamaya başladı.  "Atatürk yaşasaydı bu CHP ve yöneticileri ülkeyi terk edecek delik ararlardı" şaşkınlıkla neden diye sordum.
Çünkü Mustafa'dan beklediğim bir cevap değildi.
Sıralamaya devam etti. "Bu CHP var ya bu CHP, Atatürk yaşasaydı O'na dahi Fetö-cü derler arkasından zil çalarlardı. Bu nasıl bir CHP, okların tamamı kırılmış, Ne ülke, ne memleket sevdası kalmamış, böyle bir durumda sadece muhalefet yapmayla uğraşmakta"  diyordu. Benim için fırsat bu fırsat dedi ve  "ya öylemi?" diyerek konuşmasına devam etmesini istedim.
Mustafa'dan aldığım cevaplar karşısında şaşkına dönmüştüm.
  Tekrar başladı tekrar sıralamaya "Bunlar var ya bunlar, Erdoğan için Diktatör diyorlar, CHP'de demokrasi var mı? Bunlar AK Parti her şeyi iyi yapsa dahi iyi demeyiz demediler mi? Sizce bunu anlamak mümkün mü? Bunlar var ya bunlar, Hükumetin yaptığı her şeye muhalif, bu nasıl muhalefet ki muhalefet ettikleri her şeyin tamamını hükumet yapmayı başarıyor." Eleştirinin arkası gelmiyordu.
Ben dinlemeye devam ediyordum.
O durmak bilmeden eleştirilerini sürdürüyordu. "Ben artık gazeteci kimliğimi bir kenara bıraktım şair olarak toplumun içindeyim ve iyi analiz ediyorum. Hani bunlar Ak Parti için Fetö-cü diyorlar, Halbuki; Kırk yıldır ülkede girilmedik köşe bucak bırakmayan, devletin en kılcal damarına sızan bu hain Fetö örgütünü silip süpürmüşken ve hala mücadele ederken bunlar nasıl Fetö-cü olur söyler misin?" Diyerek bana soruyordu fakat durmadan devam ediyordu.
"Neymiş eskiden Fetö ile kol kola beraberlermiş. Ne yani kırk yıldır onlarla kol kola olan sadece Erdoğan mıydı? Kim onun koluna girmedi? Hangi siyasetçi ile dirsek temasında olmadı? Önemli olan tuzağı görüp onu devletin içine sızdığı bütün damarları ameliyat edip devleti kurtarmak" dedi. Bakışlarımla konuşmasını durdurdum ve ciddi bir ifade ile yüzüne bakarak "Bunları sen mi söylüyorsun?" dedim.
Gülerek cevap verdi. "İnan Atatürk yaşasaydı bu CHP onu Fetö-cü yapardı. Gazi Mustafa Kemal için hiç tereddüt etmeden ona Fetö-cü damgasını vururdu."  Gülmemek için kendimi zor tutuyordum. Bunu fark edince açıklama yapma gereği duydu.
Gözlerini gözlerime dikerek "Ben Cumhurbaşkanının yerinde olsam ondan tazminat almaktan vaz geçerdim. Bir kanun hükmünde kararname çıkarır ondan alacağı tazminat karşılığında cezanın değiştirilerek Atatürk'e dair bir kaç kitap okuma cezası verdirirdim. Çünkü Kılıçdaroğlu Atatürk'ün koltuğunda oturuyor ama Atatürk'ü ne tanıyor, ne de onun ideallerini biliyor." Nasıl diye sormak zorunda kaldım.
"Atatürk verilen İstiklal mücadelesinde Lenin denen Rusya liderini nasıl ikna ederek destek aldı, acaba bundan haberdar mı?
Atatürk Libya Trablusgarp savunmasında Gazeteci Mustafa olarak kimlerle cepheye gitti bilgisi var mı? Topal Osman ve Çerkez Ethem neden hep yanlarında dururken sonları ne oldu? Said-i Nursi ile beraberliğinden haberi ne kadar var? Nasıl ipler koptu?" Susmadan devam ediyordu.
"Keza İskilipli Atıf Hoca neden nasıl gitti? Şeyh Said isyana kadar Atatürk'le ilişkisi nasıldı? Atatürk Ergenekon adlı istihbarat örgütünü neden nasıl kurdu?" üst üste sıraladığı bu soru yağmurlarına cevap vermemi dahi istemiyor sözlerine aralıksız devam ediyordu.
Sonunda bana özellikle bir köşe yazımda bu konuşmayı gündeme getirmemi istiyor olması ilginçti.  "Erdoğan bu halkı ve toplumu iyi analiz eden mükemmel bir lider mutlaka haberdar olur ve talebimi ciddiye alabilir" Gülmeye başladım artık sohbete başladığım ilk dakikalardaki gibi tebessüm de kalmıyordum.
Kahkaham bitince ciddi ciddi sordu. "Yalan mı bu ifadelerim, CHP gibi bir partiyi yöneteceksin ve Kurucu Genel başkan olan Gazi Mustafa Kemal'i anlamayacaksın, tanımayacaksın. Bu böyle olmaz. Biri Kılıçdaroğlu'na hatırlatmalıdır. Atatürk yaşasaydı bugün Erdoğan ne yapıyorsa takdir ederdi demelidir"  dedi.
En önemlisi ise "Hakimlerin Kılıçdaroğlu için verdikleri tazminat cezalarını Atatürk'ü okuma ve anlama cezasına çevirmeleri gerekir" ifadesi ilginçti.
Bu analizi ve samimi söylemleri için dostum Mustafa Ercan'a teşekkür etmeyi de ihmal etmedim.
Bir başka makalede görüşmek üzere, hoşça kalın dostça kalın...
 
 

Bu yazı 2753 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum