"ERDOĞAN" DİNAMİTİ İMHA ETTİ!..
İbrahim Erdem KARABULUT

İbrahim Erdem KARABULUT

"ERDOĞAN" DİNAMİTİ İMHA ETTİ!..

21 Mart 2021 - 15:40

Türk aile yapısının temeline konan dinamit nihayet Cumhur başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imha edilerek büyük bir tehlikenin önüne geçiti.
 
İstanbul Sözleşmesi;
Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ya da bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, 45 ülke ve Avrupa Birliği...
Yürürlük: 1 Ağustos 2014 Onaylayanlar: 34 (tam liste) İmzacılar: 45 ülke + Avrupa Birliği İmzalanma: 11 Mayıs 2011 Diller: İngilizce ve Fransızca
Yer: İstanbul, Türkiye Korunma yeri: Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği olarak imzalanmış ve 2014 yılından beri ülkemizde uygulamada olan bu sözleşme içerik olarak Türk aile yapısına ters bir uygulamaydı.
 
İçerisinde kadın kadına evliliğin, erkek erkeğe evliliğin yasal olması gerektiğini gösteren maddeleri barındırmanın dışında Türk aile birliğini bozacak bu sözleşmeye genelde (LGBT) sahip çıkıyordu.
 
Eşcinsellerin özellikle sahip çıktığı bu sözleşme  "kadını yaşatır" dövizleri ile aylarca gündemde kalmıştı.
 
8 Mart dünya kadınlar günü dolayısı ile kaleme aldığım makalede bu sözleşmenin Türk aile yapısının temeline konan bir dinamit olduğunu yazmış kamuoyunu bu tuzağa düşmemeleri adına görevimi yapmıştım.
 
Nihayet ülkemizin Cumhurbaşkanı tehlikenin boyutunun ve  aile yapısına verilecek zararların görülmesi üzerine yürürlükten kaldırarak Türk aile yapısını bir nebze kurtarmış oldu.
 
Tüik araştırmaları incelendiğinde 2014 yılından günümüze kadar "İstanbul sözleşmesi yaşatır" sloganıyla sahiplenen bu sözleşme yürürlükte olduğu süre içerisinde kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin artmasına vesile olduğu açıkça görülecektir.
 
Destek alınan yandaş medya ile sürekli kadın cinayetlerinin film gibi her akşam anahaber bültenlerinde verilerek sürecin kalmasını savunanlar kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddete adeta davetiye çıkarmışlardır.
 
Bekliyelim görelim.
Daha önce bu sözleşmenin aile yapımıza konulan dinamit olduğunu savunmuştuk. Geldiğimiz noktada bu sözleşmenin kaldırılmasından sonra kadına yönelik cinayetlerin ve kadına şiddetin azalacağı fikrini savunmaktayım.
 
Başta ingiltere olmak üzere Ukrayna, Bulgaristan gibi ülkelerin dahi bu sözleşmeyi kabul edip uygulamadıkları bir sözleşmeye Türk toplumunun kabul ederek uygulaması yadırganmamış ve birtakım çevrelerce adeta kurtarıcı bir sözleşme olarak görülmesi manidardır.
 
Cinayetlerin her türlüsünün araştırılması gerekir. Son dönemlerde yoğun işlendiği sürekli pompalanan kadın cinayetleri için meclisimizde kadın cinayetlerini araştırma komisyonu kurulmuş ve çalışmalara başlandığı dönemde tüm cinayetlerin araştırılması gerektiğini savunmaktayım.
 
Aile içi şiddet sonucu öldürülen kadınlarımız dışında sokakta kırmızı ışıkta duran araca korna çalarak ikaz eden sürücüye araçtan inerek kafasına bir jarjör mermi boşaltan kişinin ruh hali araştırılmaya gerek duyulmayacak kadar basitmidir.
 
Sokakta yürürken önüne çıkan bir kedi ve köpeğe tekmeyi basarak yoluna devam etmesi araştırılmaya gerek duyulmayacak bir konu olamaz.
 
Ülkemizde suç işlenir ve TCK devreye girerek cezası 10 yıl, 50 yıl vs. denerek cezalandırılma yönteminden vazgeçilmelidir.
 
Olaya incelenmeli nedenler araştırılmalı ve sonuca gitmek için gerekli işlemler sırasıyla sürdürülmelidir.
 
Bir kadına uygulanan şiddet sonucu şiddeti uygulayana verilen ceza sonucunda tekrar başa dönülüp o şiddetin cinayete dönüştüğünün görüldüğü ülkemizde neden araştırılmalı nedenler ortadan kaldırılmalıdır.
 
Tıpkı hırsızlıktan cezaevine atılan bir kişinin haberini çok sık duyarız hırsızlıktan bir hafta önce cezaevinden çıkan şahıs tekrar hırsızlık yaparken yakalandı, gibi,
 
Bir başka örnek ise karısını altıay önce dövmüştü uzaklaştırma verilmişti uzaklaştırma bitince gelip karısını öldürdü şeklindeki haberlerin çok sık duyulmasının nedeni sadece cezalandırmaya yönelik uygulamalarımızın neden olduğu unutulmamalıdır.
 
İşlenen en küçük suç mahkemelerce ceza verilmeden nedeninin araştırılmasına yönelik çalışmaların yapılması gerekir.
 
Psikolojik, Ekonomik nedenler dışında tüm etkenler mutlaka araştırılmalı tedavi imkanları ve çözüm odaklı tedbirler alınmadığı süre asla toplumumuzda suçlarda azalma olmayacaktır.

Hoşça kalınız...


 

Bu yazı 1864 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum