GELİN İNSAN OLALIM...
İbrahim Erdem KARABULUT

İbrahim Erdem KARABULUT

GELİN İNSAN OLALIM...

Kim neyi ne kadar biliyor, neden her konuda da ahkam keser olduk...

Siyasette iki gün boy gösterip bir meclis üyesi olan ülkeyi kendisinin kurtaracağını sanıyor.

İki Cuma üst üste camiye giden bir anda başımıza İlahiyat Profesörü kesiliyor.

Sokakta iki fırça ile ayakkabı boyacılığına başlayan iki gün sonra batırdığı lostra salonlarından bahsediyor.

Elektronik posta atmasını beceremeyen biri Yerel gazete çıkarıyor kendisini hürriyet, milliyet ile kıyaslıyor..

İki hafta Ülkü ocaklarına, Diriliş ocaklarına, Gençlik vakıflarına, bir siyasi parti gençlik kollarına giden çaylak, üçüncü hafta sosyal medyada liderini eleştiri bombardımanına tutuyor.

Hasbelkader bir ilçede başkanlık ya da yönetimde bulunan ve bulunduğu partiyi dedesinin kurduğunu anlatıyor.

Diriliş dizisinden iki bölüm izleyen kendini ALP-Alperen olarak adlandırıyor.

Bir garibana bir iyilik yapıyor iki gün sonra Kızılay fikrini atalarının ortaya attığını söylüyor.

İki film izliyor kendini Yönetmen veya film eleştirmeni olarak görüyor.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurucu Cumhur Başkanı olduğunu bir belgeselde izleyip koluna kalbine döğme yaptırıp en iyi Atatürkçü olduğunu göstermeye çalışıyor.

Kısacası her konuda ahkam keser bir hal alan bir nesil yetiştirdik…

Dindar desen dindar değil, Alim desen alim değil, Zalim desen zalim değil, bu ne yaman çelişkidir anlamakta güçlük çekiyoruz.

Gülmeyen yüzler, Yalanı bakınca okunan gözler, verilip tutulmayan sözler, yarınlardan umutsuz bizler nereye kadar, ne zamana kadar sürecek bu durum. 
Hep bir karamsarlık ne anlıyoruz ne çözebiliyoruz.

Kimimiz koyu sağcı, kimimiz koyu solcu, kimimiz Türk kimimiz Kürt, Kimimiz Alevi kimimiz Sünni, kimimiz zengin kimimiz fakir sonuç kimin ne zaman ne olacağı takdiri İlahiden gelen yazgı ise; Bu hırs, bu kin, bu nefret, bu riya ve bu yalanlar neden...

İçimizde kargaşa, dışımızda isyan, söylem yalan eylem gerçek sebebi tek bir şey, o da bir şey olmak veya bir şey olduğunu kanıtlamak.

Peki bunu yapmak için bu kadar yalan, riya, inkar, aldatma neden.
Bu ülkede veya başka ülkede, Hatta bu Dünyada amaç insan olmaksa eğer bir şey olmaya gerek yok ki...

Sadece bulunduğun yerde bir gözlemlersen etrafını hiç bir şey olmadan parmakla gösterilen insan olan insanları istisna da olsa göreceksin...

Gelin şu imtihan dünyasında bir şey olma adına insan olmayla çekişen davranışlardan kaçarak önce insan olmak için çalışalım..

Göreceksiniz bunu başarınca zaten vatan dediğinizde yürekten sesin çıktığını, bayrak dediğinizde kalp atışının hızlandığını, millet dediğinizde kollarınızın kardeşçe açıldığını fark edeceksiniz...

İşte o zaman hem üretebiliriz, gelişebiliriz, değişebiliriz, hatta dünyayı o zaman değiştirebiliriz…

İnancımız, madem ki insanların çıkış noktası ilk insan Adem ile Havva diyorsa bu durumda neden aynı coğrafyada şucu, bucu ayırımını yaptıranların oyununa geliyor bir birimizi ötekileştiriyoruz...

Gelin bir olalım, iri olalım, diri olalım ve hep birlikte kardeş olalım diye çırpınanları ciddiye alalım ve her şeyden önce kendimizden başlayarak fıtratımıza uygun insan olalım...
Kalın sağlıcakla..
 
 

Bu yazı 305 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum