İŞ ADAMININ SİSTEME İSYANI…
İbrahim Erdem KARABULUT

İbrahim Erdem KARABULUT

İŞ ADAMININ SİSTEME İSYANI…

25 Aralık 2017 - 15:59

Var olsun devletimiz.  Bu devlet bizim ilelebet var olacak yegâne devletimiz. Devletimizi yönetenler biraz daha ehli insanlar ile hareket etseler her şey daha iyi olacak. Neden ehil insanlar devletimizin önemli kademelerini işgal etmez bunu anlayamıyorum. Siyasiler bencil davranarak ehil olmayan insanları atayarak ister istemez hem kendi ayaklarına baltayı vuruyorlar, hem devleti zarara uğratıyorlar. Devletimizi yöneten siyasiler sivil toplum örgütleri ile ortak hareket ettiklerini sanıyorlar ama büyük bir yanılgı içerisindeler. STK yöneticileri ilgili bir bakan ile bir toplantıda karşılaştıklarında sadece onunla aynı masada olmanın gururunu ve keyfini yaşayarak hatıralaştırmaktan ileri gitmiyor. Bir fikir beyanında bulunması ise çok zor.  Ancak bir konu için bulunduğu fikir beyanının gerçekleşmesi ise bir mucizeye bağlı. İstisna olarak bir STK yöneticisi bir proje sunsa dahi o projenin onay alması için kırk dereden su getirilmesi gerek… Bu serzeniş mevcut hükümeti destekleyen bir iş adamını ziyarete gittiğimde bir çırpıda aralıksız ağzından dökülen cümlelerdi. Şaşkındım hükümeti destekleyen fanatik hükümet yanlısı bu iş adamı acaba neden bu kadar rahatsızdı diye konuyu irdelemeye karar verdim. İlk sorumu yönelttim…

Sevgili dostum neden bu kadar olumsuz cümleyi üst üste kurdun siz zaten hükümeti destekleyen bir iş adamı olarak bildiğim birisiniz, Hangi olumsuzluklar sizi bu kadar karamsar kıldı.

Cevap yine hiç tereddütsüz bir şekilde geldi. Evet, bu hükümetin destekçisiyim. Hatta fanatik destekçisiyim. Bu hükümet olmasaydı vay halimize. Hükümet ne yapsın aldığı kararlar, yaptığı işler tabiî ki bizler için ama gel gelelim işleyişi bize ters.

Bir örnek vereyim: Ben tekstilciyim 400 personelim var üretiyorum,Hükümet, bir yasa çıkarmış  daha iyi üretmem için atölyedeki makinemi değiştirmemi istiyor hatta bunu bana bila bedel ile vereceğini söylüyor. Makineyi almak için gösterdiği adrese müracaat bir dert,  derdini anlatmak ikinci bir dert, prosedürlere uymak için hazırlanan uğraş ise başka bir dert. Her şeyi hazırlayıp tüm evrakları sunulduğunda ise karşılaştığın manzara en önemli dert. Şimdi nedir bu dert diye soracaksınız? Ben siz sormadan anlatayım. Şimdi ücretsiz bana işlerimi görmem için devlet bu makineyi bana veriyor diye sevinmem gerek diye düşünüyorsunuzdur. Devlet bana makineyi veriyor ama devletin ürettiği bedelsiz bir makine değil bu, devletin parasını vererek alıp bana verdiği bir makine, şimdi bunda ne var iyi ya devlet parayla alıp sana bedava veriyor diye bakarsan amenna bunda bir şey yok.

Ama devlet o makineyi alırken benden aldığı vergilerle alıyor o makineyi, Rahatsız eden kısmı ise ben paramla aldığımda beş liraya alacaksam devlet onu on liraya alıyor. Dolayısı ile o fazla beş lira yine benden çıkıyor. Yönetici ehil olmayan insan olduğu için oda bana kardeşim makinenin fiyatı seni ilgilendirmez, sen zaten bedava alıyorsun sana ne kaça alındığından sen aldığına dair imzala makineyi al götür diyor.

 Bu makinenin kalan parasının bizim üreten firmalardan vergi olarak alındığı konusunu bilmiyormuş gibi davranıp köyün delisi senmişsin galiba kardeşim demesi ise vay halimize dememe neden oldu. Şimdi ben size soruyorum devletimiz bunu yapacağına bana makineyi iki kat ücretle fatura edeceğine ben dört yüz personel çalıştıran bir üretici olarak işçilerimin sigortasından indirime gitse daha fazla işçi çalıştırabilsem daha çok üretsem daha iyi olmaz-mı? Ben cevabı siz okuyucularıma bırakıyorum kalın sağlıcakla..

İbrahim Erdem Karabulut

Bu yazı 1018 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum