YALAKA MEDYA, YALAKA İŞ ADAMLARI ve YALAKA SİYASİLER!
İbrahim Erdem KARABULUT

İbrahim Erdem KARABULUT

YALAKA MEDYA, YALAKA İŞ ADAMLARI ve YALAKA SİYASİLER!

21 Mart 2017 - 04:24

 Türkiye denince akla her dönemde yalaka iş adamları ile bazı yalaka medya gelir, kim iktidarda ise onun dalkavukluğunu yaparlar.

 

 Yalaka iş adamları nasıl olursa bir yolunu bulur, iktidar ile dirsek temasına geçer, yağlı kaymaklı işleri kaparlar. Duruşları ise sanki kırk yıllık ahbap çavuş duruşudur.

 

Keza medya patronları bu tip iş adamları ile aynıdır.

 

Sanki yola birlikte çıkmış gibi hareket ederler, medya dışında uğraşmadıkları alan kalmaz. Burada tek amaç, tek mesele akan musluğu sonuna kadar açmak ve kovalarını doldurmaktır.

 

 Namuslu iş adamları ile namuslu medya sadece ağzı açık bu ilişkilere hayretle bakarlar.

 

Buna kılıf ise " gemisini yürüten kaptan"  derler. Kaderlerinin bu olduğuna inanırlar. Medya, iş adamları dışında var olan siyasi yalakalar ise, onları anlatmak için makale değil roman yazmak gerek.

 

 İktidara ağza alınmayacak hakaret ve küfürler ederler iktidar bir yeşil ışık yaktığı an salyalarını akıtarak kendilerini iktidar kapısının önünde bulurlar.

 

 Bunlar artık el etek öpmeye hazırdırlar. Bunlarında kendilerine yüklediği sıfat "siyasette her şey mubah-tır" olur.

 

Ey medya patronları…

 

Ey yalaka iş adamları…

 

 Ey her devrin siyasileri silkelenin bir kendinize gelin, kefenin cebi yok…

 

Sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ağzına bakarak siyaset olmaz, medya olmaz, iş adamlığı olmaz…

 

Papağan gibi Cumhurbaşkanının meydanda söylediği bir cümleyi eveleyip geveleyip tekrarlamakla siyasetçi olunmaz. Bunu manşete taşımakla gazeteci olunmaz. Elini taşın altına sokmayandan ise iş adamı olmaz…

 

Medya patronları, siyasiler, iş adamları tabi bahsettiğim bu yalakalar diyordur-ki; Ne yapmak lazım.

 

 Sanmam bu soruyu kendilerine soracak olsalardı, zaten yapmaları gerektiği şeyleri yaparlardı. Fakat yapmazlar, yapamazlar, çünkü bu tipler ancak yalakalıkla akan musluktan kovalarını doldururlar.

 

 İktidardakiler-de bunu kolay, kolay fark etmezler.

 

Ne zamana kadar?

 

 İyi bir "darbe" yiyene kadar.

 

Örnek-mi istersin. Cumhurbaşkanı Erdoğan Gülen denen şeref yoksununu fark ettiğinde başına gelenlerdir.

 

Ülkemiz uçurumun başından döndü.  Ülkemiz az daha kan gölüne dönüyordu. Yine "Allah" Türk milletinin yüzüne baktı ve Cumhurbaşkanının ve hükümetin dirayetli, kararlı duruşu ile ülkemiz büyük bir beladan kurtuldu.

 

Bunun devamında ise, fitne hiç durmadı. Daha henüz Cumhurbaşkanı Atatürk hava alanına inmeden yabancı medya canlı yayın ile kargaşa yaratmaya başlamıştı. Cumhurbaşkanımızın Almanya'ya tonlarca altınla kaçtığını ifade ediyordu. Nerdesin Medya? Hala bu kanal ile ilgili ne yazdınız, ne çizdiniz, ne söylendiniz.

 

Mısır-ı darbe ile ele geçiren SİSİ denen zat her gün kendi medyasında Erdoğan Zalim, Erdoğan Osmanlıyı tekrar kurmak istiyor diye başta Mısır, Tunus, Fas, Cezayir ve Libya'nın bir bölümüne bölücü aşağılayıcı yayınlarını yapmaya devam ederken nerde? Bu bizim medya. Siyasiler, iş adamları. Biri çıkıp ey Sisi akıllı ol diyemiyor.

 

 Ya bu çok zor olmasa gerek. PKK uydu kanalları ile dünyada bulunan Kürt asıllı vatandaşlarımıza akla zarar şeyleri yalan yanlış bir şekilde 20 yıldır ifade ederken bir iş adamı adam gibi bir uydu kanalından bu yanlışlara karşılık doğruları anlatan bir yayın dahi yapmaması akla zarar durumdur.

 

Yine Arap dünyasına Sisi ile Suudi destekli birkaç kanalın yaptığı kara propagandaya karşı yayın yapacak bir kanal neden kurulmaz.

 

Sisi denen zavallı Erdoğan İŞİD (DAEŞ) örgütünü kuran büyüten liderdir Suriye, Mısır, Libya onun yüzünden diyerek kara propaganda yaparken bizim yalaka medya, siyasi ve iş adamlarımız neden hiç rahatsız olmaz, karşı bir atak yapmayı düşünmezler.

 

  Dubai denen kıçı kırık köy kendini devlet zannederek bizden ne ister.

 

 Her gün sky news denen kanal Erdoğan İŞİD'in kendisidir, Erdoğan Dünyayı karıştırıyor diye nasıl yayın yapar anlamakta güçlük çekiyorum.

 

 Bunlara cevap verecek olan yasalarla sınırlı TRT Arapçadan medet ummak doğrumudur.

 

Bir Türk vatandaşı olarak bunlar beni rahatsız ederken bu yalaka siyasiler, medya neden rahatsız olmaz. Ayrıca Muhammed DAHLAN denen aslen Filistinli olup Dubai başta olmak üzere Dünya'ya Ülkemizin cumhurbaşkanını karalarken bizim yalaka medya neden uyurlar.

 

Avrupa'da toplantı üstüne toplantı yaparak Ülkemizi, hükümeti, halkı karalarken neden bir gazete çıkıp bu şeref yoksununa Filistin'in dünyadaki tek savunucusu Türkî'yedir, sen nasıl Filistinlisin demez? Bunu hiç anlamış değilim..

 

Ey Türk milleti…

 

Haçlı ayaklandı üstümüze geliyor.  Hollanda denen hıyar tarlası ülke ve Almanya Nazici ruhu Müslümanlara tekrar ülkemiz üzerinden büyük bir savaş başlattı. Bunu artık fark etmek gerek. İç kargaşadan, fitneden, provokatör, ajanlardan kurtulmak için bir olmak, diri olmak, iri olmak, kenetlenmek gerek.

 

Ve Ey….

 

TÜRKİYEM! Ülkemin iç ve dış düşmanları saymaya gerek yok başta FETÖ olmak üzere tamamı kin ve nefretlerini üstümüze kusuyor, artık bireysel olarak dahi Vatana, Bayrağa, Millete sarılma zamanı.

 

 Yer küre içerisinde bize dost olmayan bütün odaklar bu referandumda hayır denmesi için çaba gösteriyorsa düşünmek, düşünmek, düşünmek gerek.

 

Muhalefet etmek adına onlarla aynı düşünceye katılmak, onların saflarında yer almak ne şahsımıza ne ülkemize hiçbir fayda sağlamayacağı gibi yerimizde saymaya devam edeceğimiz gerçeği ile yüzleşmemize neden olacaktır. Hayatının hiçbir döneminde AK partiye oy vermeyen bir gazeteci olarak ve AK partiden en çok zarar görmüş bir gazeteci olarak diyorum-ki aklın yolu doğru olandır.

 

Ne demişti atalarımız! "mesele vatan-sa gerisi teferruattır."

 

 O halde meselenin AK parti meselesi olmadığını, meselenin haçlı ruhuna karşı birlik zamanı olduğunu anlamak iktidara muhalefet zamanı olmadığını kavramak ve bu oyunu bozma zamanıdır…

 

Kalın sağlıcakla.

 

Bu yazı 1716 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum