Gazeteci İrfan Ermiş, Hak'ka Yürüdü!..

Haberpars köşe yazarı Gazeteci ve gerçek dost olan İrfan Ermiş, Salı günü gönderdiği köşe yazısında adeta Öleceğini bilen birisi olarak son makalesini kaleme almıştı…

Gazeteci İrfan Ermiş, Hak'ka Yürüdü!..

Haberpars köşe yazarı Gazeteci ve gerçek dost olan İrfan Ermiş, Salı günü gönderdiği köşe yazısında adeta Öleceğini bilen birisi olarak son makalesini kaleme almıştı…

Gazeteci İrfan Ermiş, Hak'ka Yürüdü!..
Editor: admin
08 Temmuz 2021 - 16:49

Makale gönderen köşe yazarlarımızın bugün, bu hafta, bu ay hangi konuyu işlemiş diye olsa da göz ucuyla okuruz.
 
Hatta gözden kaçırdığı bir imla kuralı hatası var ise kendisine döner makalenin şu satır veya bu paragrafında eksiklik var düzeltin veya düzeltelim deriz.
 
İşte sevgili dostum İrfan Ermiş'in son makalesi gerçekten veda ve son yazısı gibi geldi bana.
 
Bir solukta okudum köşe yazsısını.
Adeta hayatı anlatmış ve artık dostlarından helallik istiyordu.
 
İlk kez bir köşe yazarının makalesi bu kadar dokunaklı ve kendinden emin bir dil hatta sanki ölümünü bilen bir dil ile yazılmıştı.
 
İşte bu nedenle yazısını tekrar tekrar okudum ve yazdığı makaleye müdahale ederek başlıkta kendi düşüncelerimi ekleyerek Haber Sitemizde makaleyi yayına verdim.
 
Bir dostla dertleşmek gerek makalesi binde bir yazara nasip olacak bir serzenişle yazılmıştı.
Aramızdan ayrılacağını hissetmiş olarak yazdığı makale bana göre son makalesiydi.
 
Bu nedenle makaleye küçük bir giriş ile değerlendirme yaparak köşesinde yayınladım.
 
Makalesinden iki gün sonra bir cuma günü hakka yürüyen gerçek dost, gerçek gazeteci İrfan ERMİŞ Ağabeyime Allahtan rahmet zor şartlarda yetiştirmiş olduğu her biri birer Arslan parçası olan çocuklarına sabır diliyorum.
 
Mekanı Cennet olsun temennilerimle Rabbim taksiratını af etsin.
Toprağı bol, Mekanı Cennet ve Komşusu Peygamber efendimiz olsun inşallah...
 
 
İşte; O eşsiz ve anlamlı son makalesi:
 
BİR DOSTLA DERTLEŞMEK GEREK...
- 30 Haziran 2021 -
 
''Makalenin başlığı "Bazen dertleşmek lazım!" başlıklı makaleye imza atan yılların usta yorumcu ve gazetecisi bu makalesi ile sevenlerine, takipçilerine ve okurlarına adeta nasihat edercesine bir makaleye imza atmış.
Kendisini bu makaleden dolayı kutluyor, geçirdiği amansız hastalıktan bir an önce kurtulması temennisinde bulunuyor evet "Bazen derleşmek lazım" diyoruz. İşte son makale...
 
DERTLEŞMEK LAZIM....
 
Dün kayadan kayaya keklik gibi seken ben,
Şimdi beş adım öteye atamaz oldum.
Ne yel tanırdım, ne de soğuk, üşümezdi ten,
Bu sene Ağustos'ta yorgansız, yatamaz oldum.
*
 
Yaklaşık bir yıldır hasrettik bir birimize…
Bedenen ve yazılarımla uzak kaldık ama dünkü yazımdan sonra gördüm ki, gönüllerden kopmamışım.
Yazımı okuyan okurlarım, “Geçmiş olsun, çok şükür yine sahalara döndün” diye mesaj attı iyi dileklerini ilettiler.
Çok sevindim, çok mutlu oldum ve şu bilinci yüreğimde her zaman taşıdım. ‘Ben sekiz yıldır Akciğer kanseri gibi çok ciddi bir hastalıkla mücadele ediyorsam buna en büyük vesile yani dayanma gücü veren önce Allah’ım ve sonra minnet duyduğum doktorlarımız, topyekun sağlık çalışanlarının çabalarının yanı sıra eşim, dostum hısım akrabamın dualarıdır.’ Allah herkesten razı olsun.
*
 
Kanserin tedavi süreci anlatmakla anlaşılacak bir konu değil elbette ama ‘yaşamak lazım’ da diyemiyorum, çünkü Allah düşmanıma bile dert vermesin ve dert verdiklerine de derman versin inşallah.
 
2013 yılının Ekim ayında başladı benim mücadelem. 2015 yılına doğru Akciğerdeki yara küçüldü üç ay ara ile ‘kontroller’ sürecim başladı ve 2017 yılında yine büyüdü, yine zor olan tedavi sürecim başladı. Radyoterapiler, kemoterapiler, iğneler, ilaçlar, haplar, ağrılar, sızılar derken, 2020 yılına erişmek nasip oldu ama önüne geçilemez bir hal aldı ve büyüdü, tüm ciğeri kapladı.
Nefes alamaz oldum, yemekten aştan kesildim, sürekli kilo kaybı ile birlikte yine kemoterapiler, iğneler, serumlar, haplar, ağrılar sızılar…
*
 
Umudumu yitirdiğim anlarım da oldu, çünkü kemoterapi alırken iki kere baygınlık geçirdim, yani bir nevi öldüm dirildim.
Söz açılmışken, Yedi Kule Göğüs Hastalıkları Hastanesi 1. Göğüs kliniği çalışanlarından başta Göğüs Hastalıkları Doktorum Uzman Doktor Murat Kıyık Hocam’a ve asistan doktorlarım ile hemşire kardeşlerime çok teşekkür ederim.
 
Yaklaşık bir yıldır aralıklarla da olsa hastanede yatarak tedavi oldum ve zerre şikayetim yok.
 
Hepsi de birbirinden değerli sağlık çalışanları ve Onkoloji bölümü dersen keza öyle. O bölümdeki hekimler ve hemşireler…
Allah hepsinden razı olsun
 
*
 
“Bitti mi?” derseniz, maalesef bitmedi ama inanıyorum bitecek.
Enfeksiyon düzeldi, kan değerlerim düzeldi, çok hızlı yürümezsem öksürükte azaldı ve şu anda iyiyim şükür evimde istirahat ediyorum. Bu arada haftalık kontrollerim de devam ediyor.
 
İnancımı kaybetmedim çünkü biz Amentüye iman etmiş kullarız ve vakit saat zaman dolunca zaten hiçbir şeyin fayda etmeyeceği bilinci içinde nefes almaya devam edenlerdenim.
 
Birde maddi manevi güç veren dostlarım ağabeylerim var. Yedi yirmi dört, hep dua eden dostlarım var. Yani iyileşmem için geçerli çok büyük sebeplerim var.
En büyük destekçilerim ise eşim ve çocuklarım. Allah herkese hayırlı eş ve hayırlı evlatlar nasip etsin. Çok şükür bana nasip etti, Allah acılarını göstermesin.
*
 
Bayağı dertleştik hakkınızı helal edin.
Benim de böyle konuşmaya, içimden geçenleri anlatmaya ihtiyaçım varmış demek ki!
 
Birde bu süreçte siyasal yazılar yazmak istemiyorum. Siyasetle ilgili yazdığım her yazı karşı tarafı kırıyor, üzüyor ve ben de üzdüğüm için üzülüyorum.
 
Hele biraz daha iyileşeyim, eleştirileri hazmedecek bünyeye kavuşayım işte ondan sonra yazarım. Hem öyle yazacak kadar gündeme de bilgiye de sahip değilim. Yukarıda belirttiğim gibi gündemden çok uzak kaldım ve tüm bildiklerim sosyal medyadan ya da internet sayfalarından okuduğum kadar.
 
O da benim için yeterli değil. Ben gündemi bire bir takip etmeliyim ve konulara sıkı sıkıya hakim olmalıyım.
 
Dün bir sendikanın boş işlerini kaleme aldım ama bu sendikaları çok iyi tanıdığım gibi, uğraştığı sanayi kuruluşlarını ve bu kuruluşların sahiplerini de çok yakınen tanıyorum. İşte bu yüzden duyarsız kalamadım.
 
Benim zaten şu sendikalara çok özel alerjim var. Adım gibi eminim ki, hiç birisinin umurunda işçi emekçi yok. Varsa yoksa kendi şahsi çıkarları!
 
Neyse ben sözümü burada bitireyim. Bu yazı bayağı özel ve şahsi bir yazı oldu, umarım hakta kalmamışımdır.
 
Onun için müslümana helalleşmek farzdır.
Hakkınızı helal edin. İçimde büyük bir derdim var.
 
Her an ne getirir ne götürür belli olmaz.
 
Benim hakkım varsa gani gani helal olsun.''
 
- ''Bizim de hakkımız helal olsun İrfan ağabeyim''...
 
 Haber: Mehmet Gülnahar


 

Bu haber 1109 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum