Eyüpsultan belediye başkanı Mithat Bülent Özmen beraberinde 13 kişinin tutuklanıp ceza evine konmasının ardından merak edilen konuya Serkan Cihan açıklık getirdi.Serkan Cihan,ın çarpıcı açıklamaları ile birlikte yaşanan gelişmeler.Eyüpsultan Belediyesi 2024/1080686 İKN numaralı ihaleSERKAN CİHAN; “Kanunen gizli kalması zorunlu yaklaşık maliyet ve puanlama baremleri, ihale öncesi adrese teslim bir firmaya servis edildi!Puanlama önceden ayarlandı ve ihale, temsil ettiğim firmadan KDV dâhil tam 142 milyon lira daha pahalı teklif veren firmaya verildi!36 aylık sözleşme ve fiyat farklarıyla birlikte bu usulsüzlüğün kamuya, yani Eyüpsultan halkına maliyeti 300 milyon lirayı bulacak!Gizli evrak sızdırarak ihale bağlamanın hukuktaki adı ‘İhaleye Fesat Karıştırmaktır’ ve cezası 3 yıldan 7 yıla kadar hapistir!Bütün bunların tek bir sebebi var: İhale öncesinde benden başka bir konu bahane edilerek fakat açıkça ihaleyle bağlantılı olarak istenen 23 milyon TL’yi ödemeyi kabul etmedim.İhale sürecine ilişkin gizli bilgilerin bu yöntemle para karşılığında elde edilmesi ve aktarılması, benim açımdan açık ihale değil, ihale bilgilerinin satılmasıdır.Tam 4 ayrı suç duyurusunda bulunduk. Eyüpsultan halkının hakkının hesabını yargı önünde sorana kadar susmayacağız!Bu ihalede ihale evraklarıyla ilgili sorumlular işin uzmanı (MÜDÜR) İNAN BALAH VE (BAŞKAN YARDIMCISI) HASAN KARABULUT, para işini takip eden (BAŞKAN YARDIMCISI) YEŞİM MELTEM ŞİŞLİ ve tüm bu ekibin başı (BAŞKAN) MİTHAT BÜLENT ÖZMEN ve dahli imzası bulunan herkes!Eyüpsultan Belediyesinin 18 Eylül 2024 tarihinde yaptığı 2024/1080686 numaralı ihaleye ilişkin sözlerimin arkasındayım. 730 milyon TL sözleşme bedeliyle verilen bu ihale, sonucu önceden belirlenmiş bir formaliteydi. Hesap edemedikleri ise bizim gerçek piyasa rakamlarıyla teklif vermemizdi.Bütün uyarılarımıza rağmen, teklif bedelinde 142 milyon lira, fiyat farklarıyla birlikte toplamda 300 milyon lira daha pahalıya mal olan tercihte ısrar ettiler.İhaleye fesat karıştırıldığı yönündeki sözlerimi söylentilere dayanarak söylemiyorum. Bildiklerime, rakamlara ve yaptığım suç duyurularının dayanaklarına güveniyorum. Beni ikna etmek isteyen, lafla değil, bu rakamların hesabıyla karşıma gelsin!
Aralık 2024’te ve Ocak 2025’te belediye başkanına iki kez durumu anlattım. Düzeltmesi için iki fırsat verdim. İhalenin hangi şartlarda verildiğini yüzüne söyledim. Bana “Haberim yok” dedi. Bu cevabı inandırıcı bulmadığım hâlde, “O zaman şimdi öğrendin. Bu rakamlar çok yüksek. İhaleyi iptal et, yeniden açık ihaleye çık; maliyeti yüzde 40 düşürürsün” dedim.Aksi takdirde bu işin peşini bırakmayacağımı da açıkça, yüzüne söyledim. Önce “Tamam” dedi. Fakat ardından hiçbir şey yapmadı.Ben bu dosyada birbirinden bağımsız hatalar değil, organize hareket edildiğini gösteren bir düzen görüyorum. “İhale şebekesi” derken kastettiğim de budur. Ancak benim takip ettiğim dosya bellidir: Bahsettiğim ihale ve kamuya yüklenen maliyet.Suç duyurularımdan sonuç alınana kadar konuşmaya, anlatmaya ve hesabını sormaya devam edeceğim. Bu dosyanın sonunda kimin makamı sarsılır, kimin siyasi hesabı bozulur, kim sorumlulukla karşılaşır; bunlar benim mücadelemi değiştirmez.Kim ne yaptıysa, hangi karara imza attıysa, hangi sorumluluğu taşıyorsa tüm hakedişler dahil hukuk önünde hesabını vermek zorundadır.Benim sözüm de duruşum da nettir: Bu dosyanın peşini bırakmayacağım. Kamu hakkının hesabını sormaktan vazgeçmeyeceğim!'' dedi. Haber: Alaettin Arslan








