Erdoğan'dan KKTC'de flaş açıklama: ‘‘Artık tahammülümüz yok!’'

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 37. Kuruluş yol dönümünü kutluyor. Son dönemde tarihi gelişmelerin yaşandığı KKTC Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ağırlıyor. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın davetine icabet eden Başkan Erdoğan Kıbrıs'ta sevgi gösterileri ile karşılandı. Başkan Erdoğan buradaki konuşmasında tarihi açıklamalar yaptı. Rum kesimine "Oyunlara tahammülümüz yok" diyen Erdoğan, "Haklarımızı Rum-Yunan ikilisine yedirmeyeceğiz" şeklinde konuştu...

Erdoğan'dan KKTC'de flaş açıklama: ‘‘Artık tahammülümüz yok!’'

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 37. Kuruluş yol dönümünü kutluyor. Son dönemde tarihi gelişmelerin yaşandığı KKTC Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ağırlıyor. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın davetine icabet eden Başkan Erdoğan Kıbrıs'ta sevgi gösterileri ile karşılandı. Başkan Erdoğan buradaki konuşmasında tarihi açıklamalar yaptı. Rum kesimine "Oyunlara tahammülümüz yok" diyen Erdoğan, "Haklarımızı Rum-Yunan ikilisine yedirmeyeceğiz" şeklinde konuştu...

Erdoğan'dan KKTC'de flaş açıklama: ‘‘Artık tahammülümüz yok!’'
Editor: admin
15 Kasım 2020 - 20:13

İşte Erdoğan'ın programından gelişmeler...
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "İstanbul" isimli uçak ile bugün saat 12.20'de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti Lefkoşa'ya hareket etti. Erdoğan'ı taşıyan uçak alınan son bilgiye göre Türkiye Saati ile 13.25'te Kıbrıs'a indi. Başkan'ı KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar hazırlıkların yapıldığı havalimanında karşıladı. Başkan Erdoğan'ın yanı sıra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de Kıbrıs'taki programa katıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile birlikte KKTC'nin kuruluşunun 37. yıldönümünde günübirlik bir ziyaret gerçekleştirdi. Erdoğan, ilk olarak Lefkoşa Atatürk Anıtı'ndaki törene katıldı. Daha sonra Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen geçit töreninde konuşan Erdoğan özetle şöyle dedi:
 
DENKTAŞ VE KÜÇÜK'Ü UNUTMADI
"Bu günlere kolay gelmedik, bu topraklardaki her bir başarımızı çetin mücadeleler sonucunda ağır bedeller ödeyerek elde ettik. Yüzbaşı Cengiz Topel gibi nice kahramanlarımızı şehit vererek, istiklalimizi kazandık. Onca zulme işkenceye ihanete rağmen mücadele sancağını asla yere düşürmedik. Mücahitlerimiz ve Mehmetçiğimizin destansı mücadelesi sayesinde zafere ulaştık. Kıbrıs Türkü'nün özgürlük mücadelesinin lideri Doktor Fazıl Küçük ve kurucu cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmak üzere, emeğe geçen herkese Allah'tan rahmet diliyorum. Bugüne kadar olduğu gibi onların kutlu mirasına sahip çıkarak ruhlarını şad edeceğiz.
 
KIBRIS'TA SORUNLAR DEVAM EDİYOR
Medeniyetimizin 1400 yıla, Osmanlı'nın 450 yıla yakındır mührünü taşıyan Kıbrıs maalesef son 1.5 asırdır, belirsizliğin hakim olduğu çalkantılı bir süreç yaşamıştır. Rumların artan katliam ve saldırılarının ardından gerçekleştirdiğimiz 1974 Barış Harekatı ile fiilen istikrara kavuşan Kıbrıs ile ilgili siyasi sorunlar hala devam ediyor.
 
SADECE BİR TARAFIN ÇABASI KİLİDİ AÇMIYOR
Kıbrıs meselesinin Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını ve güvenliğini temin edecek şekilde adil, kalıcı, sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulması önceliğimizdir. Yapıcı fikirler sunduk, iyi niyetli çaba gösterdik. Ancak sadece bir tarafın çabası, çözümün kilidini açmaya yetmiyor. Kıbrıs Türkü 2004 yılında çözüm için dünya ile bütünleşmek adına Annan Planına 'evet' dedi. Rum tarafı ise masada planı kabul eden liderlerinin bizzat yürüttüğü hayır kampanyası sonucunda, Kıbrıs Türkü ile ortak bir gelecek kurmayı reddetti. 2017'de İsviçre'de Rum tarafı Kıbrıs Türküyle bırakın siyasi gücü refahı, hastaneleri bile paylaşmam diyerek yine masadan kaçtı.
 
DÜNÜN GÜNEŞİ İLE BUGÜNÜN ÇAMAŞIRI KURUTULMAZ
Gerek Kofi Annan, gerekse Yunanistan hep beraber masada oturduk konuştuk. Görüşmelerin sonucunda ne yazık ki iş referanduma gelince iş değişti. Kuzey Kıbrıs evet dedi, güney ise hayır dedi. Bunlar yaşanan gerçekler. Avrupa Birliği atılan bu adımlara rağmen, verilen sözleri yerine getirmedi. İdari ve mali noktada vermeleri gereken destekleri KKTC'ye vermediler. O gün nasıl yalan söyledilerse, bugün de yalan söylüyorlar. Özellikle son 50 yılda süren görüşmelerin neticesinde, şu gerçeği çok iyi biliyoruz. Kıbrıs'ta 1963'te silah zoruyla bozulan, 1974 de ise Yunan cuntasının darbesi ile tamamen ortadan kalkan ortaklığı, Rumlarla birlikte yeniden tesis etmek mümkün değil. Eskilerin dediği gibi; dünün güneşi ile bugünün çamaşırı kurutulmaz.
 
DİPLOMASİ OYUNLARI TAHAMMÜL KALMADI
Bugün Kıbrıs'ta iki ayrı devlet var. Egemen eşitlik temelinde iki devletli çözümün konuşulması ve müzakere edilmesi gerekiyor. KKTC halkının iradesi de son seçimlerde bu yönde tecelli etti. Rumlar iktidarı ve refahı, Ada'nın ortak sahibi Kıbrıs Türkleriyle eşit olarak paylaşmak istemiyor. Hidrokarbon kaynaklarda, Kıbrıs Türkleri ile masaya oturmaktan sürekli kaçmalarının nedeni de budur. Garantör ülke olarak bizim ve KKTC'nin de bu diplomasi oyunlarına artık tahammülümüz kalmamıştır.
 
KENDİ CUMHURBAŞKANINI RUM TARAFINA ŞİKAYET EDENLER
KKTC'de yaşayıp, kendi cumhurbaşkanını, Güney Kıbrıs'ın başındaki sözde yöneticilere şikayet edenlerle, Güney Kıbrıs güç devşireceğini zannediyorsa, aldandığını ve aldanacağını bilmelidir. Sözde paçavralar, maalesef kendi cumhurbaşkanını kalkıp, sözde cumhurbaşkanına şikayet ederse, bunun akıbeti nereye varır, benim sevgili kardeşlerim bunu gayet iyi biliyor.
 
HERKESİN YARARINA YENİ BİR DÖNEM
Cumhurbaşkanı Sayın Tatar'ı ve KKTC hükümetini 46 yıldır kapalı olana Maraş'ın kullanıma açılması yönünde aldıkları cesur karardan dolayı bir kez daha şahsım, milletim adına tebrik ediyorum. İnşallah Maraş kısa sürede yeniden hayat bulacak, çözümsüzlüğünü sembolü olmaktan kurtulacaktır. Bu adımdan rahatsız olanlar şimdi mağduriyet edebiyatı yapıyor. Oysa Kıbrıs meselesinde tek mağdur vardır. O da yıllardır yok sayılan, hakları sürekli gasp edilen Kıbrıs Türkleridir. Maraş'ta atılan adımın amacı yeni mağduriyetler oluşturmak değil, bilakis mevcut mağduriyetlerin giderilmesini sağlamaktır. Mülkiyet haklarına riayet edilerek yürütülecek çalışmalar sonucunda Maraş'ın herkesin yararına olacak yeni bir dönem başlayacaktır. İnşallah bu hedefe hep birlikte ulaşacağız.
 
İYİ NİYETLİ ÇABALARIMIZIN KARŞILIĞINI ALAMADIK
Yıllardır Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının işbirliği için fırsat olması gerektiğini vurguladık. Akdeniz'in ecdadımızın döneminde olduğu gibi yeniden bir huzur, barış ve işbirliği havzası haline gelmesi gerektiğini savunduk. Ancak iyi niyetli bu çabalarımızın karşılığını bir türlü alamadık. Özelikle Avrupa ülkeleri diplomasi fırsatlarını değerlendirmediği gibi Yunanistan'ın ve Kıbrıs Rum kesiminin şımarıklıklarına boyun eğdi. Verilen sözlerin hilafına Kıbrıs meselesi çözülmeden AB'ye üye yapılan Rum tarafı Kıbrıs Türklerini yok sayarak 2003'te Mısır ile, 2007'de Lübnan ile, 2010'da İsrail ile deniz yetki alanlarının belirlenmesi için anlaşmalar imzaladı. Bununla da yetinmeyip 2007 yılında sözde ruhsat sahaları belirleyip uluslar arası ihaleler açtılar. Ve 2011 yılında ilk sondajı onlar gerçekleştirdi.
 
TÜRKİYE'SİZ DENKLEM BARIŞ ÜRETEMEZ
Türkiye'nin ve Kıbrıs Türklerinin tüm bu süreçte yaptığı uyarılar, maalesef uluslar arası toplum tarafından görmezden gelindi. Biz o gün ne söylemişsek şimdi de aynısını söylüyoruz. Doğu Akdeniz'de ülkemizin ve KKTC'nin adil bir şekilde yer almadığı hiçbir denklem, barış ve istikrar üretemez. Doğu Akdeniz'deki haklarımızı korumakta kararlıyız.
 
DİPLOMASİ EN KISA YOL
Elbette anlaşmazlıkların diyalogla, uluslar arası hukuk temelinde ve hakkaniyete uygun biçimde çözümü öncelikli tercihimizdir. Biz kimsenin hakkına, hukukuna el uzatmıyoruz. Sadece Rum-Yunan ikilisinin haklarımızı gasp etmesine engel olmaya çalışıyoruz. Sorunun çözümü gerilimi daha da tırmandırmaktan değil, müzakere masasından geçtiğine inanıyoruz. Diplomasi ve müzakere bizleri ortak paydaya ulaştıracak en kısa yoldur. Kıbrıs Türklerinin yer aldığı Doğu Akdeniz Konferansı önerimiz bu irademizin samimi bir ifadesidir. Arzumuz AB'nin uzattığımız eli havada bırakmaması, Avrupa dayanışması adına çözümü zorlaştıracak adımlardan imtina etmesidir.
 
DOĞU AKDENİZ'DEN DE MÜJDELER ALACAĞIZ
Karadeniz'de keşfettiğimiz 405 milyar metreküplük doğalgaz rezervi enerji işbirliği vesilesine dönüştürme irademizi daha da kuvvetlendirmiştir. Karadeniz'de olduğu gibi inşallah Doğu Akdeniz'deki araştırma faaliyetlerimizden de inşallah müjdeli haberler alacağımıza inanıyoruz. Doğu Akdeniz'deki sismik araştırma ve sondaj faaliyetlerimize belirlediğimiz çerçeve adil bir anlaşma sağlanana kadar kararlılıkla devam edeceğiz.
 
DOĞALGAZ VE ELEKTRİK MÜJDESİ
Su temin projesini 2015'ta hizmete açmak suretiyle adanın içme, kullanma ve sulama suyu sorununu çözdük. Denizin altından bir doğalgaz çalışması ve denizin altından kablo ile elektrik enerjisi getirme çalışmalarımızı da ayrıca sürdürüyoruz. Hiçbir zaman biz Kuzey Kıbrıs'ımızı yalnız, desteksiz bırakmayacağız.
 
2,3 MİLYARLIK DESTEK
Cumhurbaşkanı Yardımcımızın gayretleriyle tarımdan turizme, küçük esnaftan sosyal yardımlara kadar farklı alanlarda finansman desteği içeren 2,3 milyar liralık mali işbirliği anlaşmamızı imzaladık. KKTc'nin altyapı projelerine bu yıl 162 milyon lira aktardık.
 
CUMHURBAŞKANLIĞINI İNŞA EDELİM
Önümüzdeki zorluklara rağmen Kıbrıs Türk halkının hayat kalitesini daha da üst düzeye çıkaracak imkana ve iradeye sahibiz. Yeni bir adım, sayın Tatar'a söyledim, uygun bir yerde 5 dönüm bir arazi temin etmek suretiyle Cumhurbaşkanlığı makamını da orada süratle inşa edelim Cumhurbaşkanlığı makamını da oraya taşıyalım. Zira bu tür makamlar farklı ülkelerin bakışını da değiştirir. Ana vatan ve garantör Türkiye, KKTC'nin ve Kıbrıs Türk halkının yanında olacaktır. Kendi canımızdan bir parça olarak gördüğümüz Kıbrıs Türkleriyle güçlü ve müreffeh bir ortak gelecek kurmak için çok çalışacağız.
 
AZERBAYCAN'A SELAM
Azerbaycan'daki gelişmeleri gördünüz ve sonunda Azerbaycan hamdolsun can Azerbaycan Ermenistan'ın işgalinde 28 yıldır olan topraklarını 44 günde onların işgalinden kurtardı. Şimdi de topraklarına yavaş yavaş dönmeye başlıyorlar. Burada Azerbaycanlı kardeşlerimize kardeş Kuzey Kıbrıs'tan selam gönderiyoruz. İnşallah en yakın zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız buradan Azerbaycan'a bir ziyaret yapmak suretiyle bu adımı çok daha farklı bir duruma getirecektir. Bizler tek yürek, tek bilek olduğumuz müddetçe Allah'ın izniyle üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk, aşamayacağımız engel yoktur."
 
''DENİZİN ALTINDAN ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ GETİRECEĞİZ''
 
Şimdi ise yine denizin altından doğalgaz çalışması, kablo ile elektrik enerjisi getirme çalışmalarımızı da ayrıca sürdürüyoruz. Biz hiçbir zaman Kuzey Kıbrıs'ımızı yalnız bırakmadık. Bırakmayacağız. Acil durum hastanemizi de bugün açacağız. MEB'in çalışmalarını da buradaki öğrencilerimize açtık.
 
Tek yürek, tek bilek olduğumuz sürece aşamayacağımız engel yoktur. Şehitlerimize rahmetler diliyor, mücahitlerimizi şükranla anıyorum. Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun."
 
TÖRENLERE KATILDI
Başkan Erdoğan, buradaki ziyaretleri çerçevesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 37. kuruluş yıl dönümü törenlerine katılırken geçtiğimiz günlerde açılan Kapalı Maraş bölgesini de ziyaret etti.
 
TATAR'A HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
Diğer yandan Erdoğan'ın ziyareti aynı zamanda geçtiğimiz haftalarda seçimlerin gerçekleştiği ve Başbakan olarak seçime giren ve seçimden Cumhurbaşkanı olarak çıkan Ersin Tatar'a da hayırlı olsun ziyareti oldu.
 
LEFKOŞA ACİL DURUM HASTANESİ AÇILIYOR
Aktarılan son dakika bilgileri ışığında Erdoğan'ın ziyaretleri kapsamında Lefkoşa'daki Acil Durum Hastanesinin resmi açılışının da yapılması öngörülüyor.
 
MHP LİDERİ BAHÇELİ DE KIBRIS'A GELDİ
Başkan Erdoğan'ın yanı sıra Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli de 46 yıl sonra açılan Maraş'a ziyarette bulunmak üzere KKTC'ye geldi. Bahçeli, başkent Lefkoşa'daki Ercan Havalimanı'nda KKTC'li yetkililer tarafından karşılandı.
 
RESMİ TEMASLARDA BULUNDU
Bahçeli'nin son dakika programında ise Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Maraş'ı ziyaret ettikten sonra resmi temaslarda bulunacağı belirtildi.
 
TÜRKİYE'DE KKTC COŞKUSU
Öte yandan 37. Kuruluş yıl dönümü kutlanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte Türkiye'de de aynı heyecan yaşanıyor. Birçok noktada iki ülke bayrakları asılırken İstanbul'da da 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne KKTC bayrağı da asıldı.
 
Haber: Sabah.com.tr
 

Bu haber 1200 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum